14 Şubat 2016 Pazar

A Ş K

Başlıktan anladığınız üzerine aşk ve sevgi üzerine birşeyler sizin için yazmak istedim..
Neleri anlatacağımı bilmiyorum.
Bu sebeplede en sevdiğim kahvemi yaptım ve sevdiğim kurabiyleride yanına koydum.
Hava soğuk olduğu içinde sobayı açtım..
Güzel bir yazı için iyi ortam şart..

Ortam hazır... Sırada ise ne yazacağımı karar vermek var..
Ne yazsam diye düşünürken birden odamın penceresinden dışarıya baktım..
Yaklaşık bir saat boyunca sokağı gözetledim.
İnsan yoktu, ses yoktu, ayak sesi de bunlara bağlı olarak yoktu...

Ardından odamı düzenlemeye karar verdim..
Neden mi..Sebebi yok..
Malum gözetleme işlemi devam ediyor..
Herşey yazacağım yazı için.. (Gülümserken)

Uzun bir süre sonra yoldan bir ses duydum..
Çok heyecanlandım.
Çünkü yazacak yazım için figuran arıyordum...
Sonunda buldum...
Ama gördüğüm insan değildi..
İnsanın en sadık dostu olarak bilinen bir köpekti..
Ama bu köpek yanlız değildi..
Yanında ufak bir köpek daha vardı..
Hayat mutlu ve mesut bir durumları vardı..
Acaba neden?
Şimdi ise bu soruya cevap aramaya durdum.
İşte yanıtı..

Bu iki köpek mutluydu..
Muhtemelen özgürlüğün tadını çıkarıyorlardı.
Kim bilebilir belki sokak köpeğiydiler.
Ya da bir aileye ait olabilirlerdi..
Bu önemli mi
Bence değil..
Önemli olan istediklerini yapmaları değil mi?
Akıllarından ne geçiyor bilemiyorum
Ama çok hızlı bir şekilde hareket ediyorlardı.
Belki de bir yerlere gidiyorlardı..
Mutluluğun ve aşkın onları çağırdığı bir yere..
Gerçekten nereye gittiklerini merak ettim.
Ama bu soruya yanıt bulamadım.
Üzerimde pijamalarım olmasaydı ve üşenmeseydim onları takip edecektim.
Ama yapamadım.
Umarım ki gittikleri yerde mutludurlar.
Kim bilebilir belki de hayallerinin peşinden koştular..
Hayalleri ne olabilir?
Ya bir kap su ya da bir tas yemek mi?
Yoksa onları merakla bekleyen sahiplerinin onlara göstereceği sevgi mi?
Bunlardan herhangi biri olabilir.

Ama bence onlar özgürlüklerine düşkün iki köpek..
Dilediklerini yapan ve hiçkimseyi önemsemeyenler gibi..
Tıpkı özgürce aşklarını ilan eden ve birbirine ilan eden aşıklar gibi..
Ya da  ilk görüşte aşık olup, bir yastıkta yaşlananlar gibi..
Veya bir gülüşüne feda olan sevgili gibi.
Belki de Leyla ile Mecnun, Adem ile Havva veya Ferhat ile Şirin gibi aşklarını yaşayanlar gibi..
Platonik ya da imkansız aşkların yaşandığı insanlar gibi..

Sevgiyle kalın..
Hayallerinizin peşinden koşun..
Koşulsuz sevin ve bunu sevdiğinize hissettirin..

 




11 Şubat 2016 Perşembe

Paylaşmak üzerine....


 Hayat nasıl ve ne zaman güzel?

Hiç düşündünüz mü? Sizi bilmem ama ben bazen düşünüyorum... Sesli de sessiz de :)

Aslında hayat paylaşınca güzel, hayat zıplayınca güzel, hayat sevince güzel, arkadaşlarla güzel, fotoğraf yapınca ya da kek yapınca... daha birçok çoğaltacağımız örneklerle güzel...

Bu soruyu sorunca ilk olarak bir mobil şirketinin reklam klibi aklıma geliyor... "Hayat Paylaşınca Güzel" sloganı var... Birçok farklı temalı reklam filminde ana tema çocuklar... Filmde şarkı söyleyen çocuklar sevdiklerine kavuşmakta... Tüm reklamlarda ise izleyiciye etraflarına bakmaları ve kendilerini sevenleri fark etmeleri mesajı verilmekte... Tıpkı şu sözlerde olduğu gibi... "Hayat paylaşınca güzel lalalalaalalalala... Paylaşıp çoğalınca güzel lalalalalalala..."

Neyse fazla reklama girmeden yazıma devam edeyim...

Uzunca bir süredir tanıdığım, bir süre birlikte çalıştığım fakat ne yazık ki şu anda farklı bir ofiste çalışan arkadaşım aklıma geliyor hep.
Eski ofis arkadaşım bu sloganı mı sevdi yoksa eşini mi çok seviyor anlamadım. Sürekli Facebook'ta "Hayat paylaşınca güzel @.... (eşinin adı)" paylaşımı yapıyor. Bazen ise sadece "Hayat paylaşınca güzel" yazıyor.

Birlikte olduğumuz zamanları hatırlıyorum da  bazen de şarkıyı dinleyerek mırıldanıp dans ediyor... Bunu merak konusu ettim kendime ve bir müddet onu gözlemledim. Birlikte çalıştığımız sürece anladım ki hayatı seven ve sevgi dolu bir kalbi var. Ayrıca eşini de çok seviyor.  Herhalde herkes böyle bir aşkı hak eder. Karşılıklı paylaşım, sevgi ve daha fazlası olan bir hayat arkadaşını..

Arada bir eski günleri özler gibi olunca yanımdaki sandalyeye bakıyorum. "Neredesin? Koluma artık vuran biri yok" diyerek telefona sarılıyor ve onu arıyorum... Telefonu açan ses ise hiç değişmemiş... O sıcaklığı ve samimiyeti hissedebiliyorum...  Bana da iyi ki varsın canım arkadaşım demekten başka bir şey kalmıyor...

Ne diyelim herkesin başına böyle bir eş ve de arkadaş nasip etsin...

 Keyifli okumalar...


UNUTMAYIN
Sevgi ve saygı paylaşınca güzel....




MERAKLISINA

Fotoğraflar: Elvan Şenkayalar..
Kendisinin kahve üzerine bir bloğu var...